Kayıtlar

Nisan, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

19.Yüzyıl Sırp ve Yunan İsyanları

Resim
Osmanlı’nın en uzun dönemi olan 19. Yüzyıl içerisinde milliyetçili akımından direkt olarak etkilenmeye başladı. Bu akımdan en çok etkilenen 2 millet ise Sırplar ve Yunanlılar oldu. Öncelikle Sırp isyanına bakmakta fayda var. Sırp isyanının nedenleri; Fransız ihtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımları R usya başta olmak üzere Avusturya ve Fransa’nın kışkırtmacı politikaları. ( Buna Panslavizm politikası denmektedir. Ruslar tarafından ortaya atılan Panslavizm Politikası ile balkan milletleri tek bir çatı altında toplanmak istenmiştir.) Osmanlı Devleti’nin bu bölgede Avusturya ve Rusya ile yaptığı savaşların bölgeye zarar vermesi   Bölgede bulunan yeniçerilerin halka kötü davranması Osmanlı merkezi otoritesi ve toprak sisteminin bozulması ve bölge halkının devlete olan güveninin sarsılması Sırp isyanının gelişiminden bahsedecek olursak; ·           1804 yılında Kara Yorgi önderliğinde ayaklandılar. ·          Bu ayaklanmalar aralıklı olarak 1878 yılına kadar sürdü.

Batı bizi kıskanıyor mu?

Resim
Ülkemizdeki mevcut kaynaklar, doğal zenginlikler ve bunların üretimi sonucu alınabilecek çıktıyla beraber vatandaşlarımızın insanca yaşayabileceği nüfus oranı belli. Örnek verecek olursak bu sayıyı 30-40 milyon arası verebiliriz. Günümüzdeki sayı ile birlikte insanlarımızı gerekli standartlarda yaşatabileceğimiz, insani şartlarda para kazandırabileceğimiz ve iş imkanlarını sunabileceğimiz bir nüfus yok. Olsaydı ki 30 ila 40 milyon arası bir nüfus, belirli şartlarda bu imkanlar elbette sağlanabilirdi. Nüfusumuz 80 milyon ve üzerine son 10 yılda tam sayı verilmemekle beraber 5 ila 7 milyon arası Suriye, Irak, Afganistan, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT), Azerbaycan ve diğer geri kalmış ülkelerden insanlar geldi. Bu gelenler normal nüfus sayımına dahil edilmiyor. Düşünün sadece 2011-2017 arasında 4 milyona yakın Suriyeli mülteci geldi ve bunların kamplarda planlaması yapılmadığı için ülke içerisinde ucuz işgücü oluşturdular. Asgari ücret ülkemizde 350 Euro yani AB içerisinde

Uzun Bıçaklar Gecesi (Nacht der Langen Messer)

Resim
1933 yılına gelindiğinde Naziler iyice güçlü bir hale geldiler ve 1933’ün ortasında  Almanya’daki tek parti konumuna yükseldiler. Hitler’de Almanya’nın diktatörü durumundaydı. Ama ellerindeki güçle yetinmiyor, o gücün devam edeceğinden emin olmak istiyorlardı. 1934’e gelindiğinde güçlerine güç katmaya devam ediyorlardı. Rakiplerini elemeye başlamışlardı bile. Elemek derken bu öldürme anlamına gelmekteydi. Bu oyunda büyük bir Nazi gücü vardı. Ama Hitler’in dışında 3 kişi en çok isimleri öne çıkanlar arasındaydı. Bunlardan ilki Nazi propagandasının başı Joseph Goebbels idi. İkinci isim Nazi propagandasının yani Gestapo’nun başı Hermann Göring idi. Gestapo daha sonra SS’in yani Heinrich Himmler’in kontrolü altına girdi. Hermann, Almanya’nın savaşa hazırlandığı yeniden silahlanmasında önemli rol oynadı. 2.Dünya Savaşı boyunca Almanya’nın hava kuvvetleri olan Luftwaffle’ın komutasına geçti. Heinrich Himmler ise daha çok bilinen adı ile SS’i yani yarı askeri Nazi grubu olan Schutzstaf

Yarenler Diyarından Sevgilerle: Çankırı

Resim
Çankırı, Kuzeyinde Doğu-Batı doğrultusunda uzanan Ilgaz dağ silsilesi, onun güneyinde Devrez Çayı Vadisi ve Ilgazlar’a paralel Köroğlu Dağları ile çevrili bir şehrimizdir. Batıda Melan Çayı Vadisi, ortada erozyonla şekillenmiş ağaçsız plato ve tepeler, Acıçay’ın büyüleyici vadisi ve en güneyde Orta Kızılırmak’ın 35 kilometrelik bölümü yer almaktadır. İstanbul-Samsun karayolunda Gerede’yi geçip Çerkeş sınırlarından girince Çankırı’ya da girmiş oluyorsunuz. Çerkeş-Atkaracalar arasında güneye sapan anayoldan Köroğlu Dağları’nı Saçakbeli Geçitinden aşarak Orta ilçesine ulaşabilirsiniz. Burası Kızılırmak’ın kolu Devrez Çayı’nın doğduğu topraklar. Orta’nın Sakaeli köyünde Devrez dar ve sert bir kanyona giriyor. Mükemmel bir trekking rotası olan bu kanyonda patikadan 4 kilometrelik (tamamı 20 kilometre) bir yürüyüşle Gelin Kayası denilen mevkide ilginç peribacası oluşumları mevcut. Bu manzaralı yol Şabanözü ve Eldivan üzerinden Çankırı’ya ulaşıyor. Çankırı merkezi tipik bir Anado

Giresunspor'un Kuruluşunun 50.Yıldönümü Kutlamaları

Resim
Giresunsporumuzun 50.kuruluş yıldönümü Giresun Merkez Gazi Caddesi ve Giresun Belediye Binası önünde Belediye Başkanımız Sn.Kerim Aksu'nun ve vatandaşların katılımlarıyla beraber kutlandı. Nice 50 Senelere Giresunspor...:

Ermenistan, Spitak Depremi ve Gümrü

Resim
Ermenistan Ülkesine Giriş İkisi de Sovyetler Birliği’nin parçası olan Ermenistan ve Azerbaycan’ın arasında 1989 sonuna doğru Dağlık Karabağ bölgesi üzerinde anlaşmazlık çıktı. Aslında bu özerk bölge Azerbaycan’a aitti fakat nüfusun çoğunluğu Ermenilerden oluşuyordu. Buradaki Ermeniler Azerbaycan’a karşı ayaklandı ve iki ülke arasında çatışmalar başladı. Çatışmalar sürerken Sovyetler Birliği de dağılmak üzereydi. Bunun da etkisiyle olayların yatıştırılması ve önüne geçilmesi pek mümkün olmadı.  Mayıs 1990’da Sovyet ordusundan bağımsız Ermeni ordusu kuruldu ve 23 Ağustos 1991’de Ermenistan bağımsızlığını ilan etti. Bu yeni devlet hayatına savaşla başladı ve şiddetli çatışmalar sonrası Dağlık Karabağ’daki Ermeniler de Azerbaycan’dan ayrılıp kendi yönetimlerini oluşturdu. Savaş sonunda Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 16’sı işgal edildi. 1993’te bu işgali protesto maksadıyla Türkiye, Azerbaycan’ın Ermenistan’a uyguladığı ekonomik ambargoya katıldı. Aynı dönemde Ermenistan

Estonya Seyahatim (A Trip to Estonia - Eine Reise Nach Estland)

Resim
 Tallinn Şehir Merkezine Bakış  Old Town İçi  Old Town Girişi  Old Town Girişi   Olde Hansa Restaurant (Old Town Merkez) f  Yerel Ürün Satan Estonyalı Kadın (Şekerli Yemiş)                                                                   Old Town'   da Eski Bir Yapıt  Old Town Surları  Tallinn Limanına Bakış  Tallinn Limanına Bakış  Tallinn Limanına Kruvaziyer Gemisi Yaklaşırken  Tallinn Şehir Merkezi   Tallinn Şehir Merkezi  Kruvaziyer Gemisi Tallinn Limanı Civarında  Old Town Şehir Merkezi  Old Town Şehir Merkezi                Kadim Dostum Veysel İle Beraber Old Town Girişinde Kadim Dostum Adem İle Beraber Old Town Girişinde

Faşizm ve Mussolini

Resim
Faşizm’in kökeni 1920 ve 1930’larda ve 2.Dünya Savaşı sırasında İtalya’da iktidar olan Benito Mussolini’ye dayanır. Bu grup kendilerine gururla Faşist der ve ideolojilerini de Faşizm olarak adlandırırlardı. Faşist ve Faşizm kelimelerinin kökeni aslında İtalyanca “Demet” anlamındaki “Fascio” kelimesinden gelir. Bir demetin tek olandan daha güçlü olacağı düşüncesinden çıkmıştır ve bu da aslında Faşizm’in sembolüdür. Demet sembolüde Mussolini’den binlerce yıl öncesine dayanır. Roma dönemine kadar uzandığı da söylenebilir. Bu sembol Mussolini iktidara geçmeden önce devrimci kanat tarafından da kullanılıyordu. Bir şekilde değişim için savaşan bir gruptu. Mussolini’de bunlardan farklı değildi. 1914’ün sonu ve 1915’in başlarında Mussolini “Fasci d’Azione Rivoluzionarla” yı kurar. Türkçe anlamı “ Devrimci Hareket Grubu”dur. Bu aslında sosyalist partinin bir fraksiyonuydu. Aslında Mussolini ile Faşizm, Anti-Sosyalizm ile bağlantılandırılır ama 1914’te Avrupa 1.Dünya Savaşı’na girmek üzer

Afyonkarahisar-İscehisar Giresunlular Şehitliği Ziyareti

Resim
1964 yılında Muharip Birliği üyesi Giresunlu Ahmet Halis ASAL, hem savaş alanını gezmek hem de şehit düşen eski savaş arkadaşlarının mezarlarını ziyaret için İscehisar’a gitmiş, şehitliğin harap halini gördükten sonra buraya bir şehitlik yaptırmaya karar vermiştir. Ahmet Halis ASAL’ın bu girişimi ile dönemin Giresun Belediye Başkanı olan Emekli General Dr. Ali Rıza ERKAN, dönemin Afyon Valisi Ahmet Balkan ile Batı Menzil komutanlığının yardımıyla 1967 yılında İscehisar ilçesi Doğanlar Köyü Sivritepe mevkiine Giresunlular Şehitliği inşa edilmiştir. Ahmet Halis ASAL bu şehitlikte kendisine de bir mezar yaptırmış olup, vasiyeti üzerine bir manga askerle resmi tören niteliğinde cenaze töreni ile şehitliğe defnedilmiştir. Giresunlular Şehitliği, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nün 14.11.1988 tarih ve 328 sayılı kararı ile 1.grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Kaynak : http://www.giresunblog.com/afyon-